Erken seçim kararıyla Mecliste çoğunluk isteyen Macron’u zorlu bir süreç bekliyor

Ankara

Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, 9 Haziran’daki Avrupa Parlamentosu (AP) seçiminde aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisinin açık farkla ilk sırayı almasının ardından Ulusal Parlamentoda çoğunluğu sağlama hedefiyle ülkeyi 30 Haziran ve 7 Temmuz’da erken seçime götüreceğini açıklamasıyla siyasi istikrarsızlık riski belirdi, ittifak arayışlarına giren merkez sağ, merkez sol ve aşırı sağ partiler, azami sandalye sayısına ulaşmayı hedefliyor.

Son 3 seçimdir oylarını artırmaya devam eden aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisinin (RN), en son AP seçimlerinde yüzde 31,4 oyla, yüzde 14,6’da kalan en yakın rakibi partisi Rönesans’ı ikiye katlamasına karşın Macron, “Bu sonuca demokratik bir cevap vermeliydik.” diyerek Meclisi feshedip erken seçime gidileceğini duyurdu.

Seçim öncesinde RN liderleri, ezici üstünlük elde etmeleri halinde Macron’dan Ulusal Meclisi feshetmesini isteyeceklerini bildirdikleri için erken seçimler, Fransa siyaseti açısından “sürpriz” sayılmazken bu kararın, seçim sonuçlarının açıklandığı gece herhangi bir talebe yer bırakmadan alınması şaşırtıcı bulundu.

Kamuoyu yoklamaları, Fransızların yaklaşık yüzde 60’ının Macron’un Parlamentoyu fesih kararını desteklediklerini gösterse de erken seçimler, siyasi istikrarsızlıkla ve ülkenin 2024 Paris Olimpiyatları öncesi hükümetsiz kalmasıyla sonuçlanabilir.

Aşırı sağa karşı Macron, merkez seçmenleri etrafında toplamak istiyor

Bazı çevreler, Macron’un erken seçim hamlesini “kibirli” Fransız kimliğinin uzantısı olarak değerlendirirken bazıları, son 3 seçimde aşırı sağın kesintisiz yükselişiyle karşı karşıya bulunan “umutsuz” Cumhurbaşkanı’nı ulusun geleceğiyle “kumar oynamakla” suçluyor.

AP seçim sonuçlarını hükümete yönelik “derin memnuniyetsizlikten” ziyade “tepkisel sonuç” olarak değerlendiren Macron cephesi, aşırı sağın Ulusal Mecliste çoğunluğu elde etmesini önlemek için merkezdeki seçmenler nezdinde siyasi varlığını güçlendirmek istiyor.

Macron’un erken seçimden umduğu neticeyi elde edebilmesi için merkez sağdaki diğer geleneksel parti Cumhuriyetçileri yanına çekmesi ve sol yelpazedeki partilerin ittifaka girmemesi gerekiyor. Macron, bu sayede aşırı sağa karşı tek alternatifin kendisi olduğu argümanını daha kolay dillendirebilmeyi ve aşırı sağdan korkan seçmenleri kendi etrafında toparlayabilmeyi hedefliyor.

Ülkede son 5 yıldır yükselişteki aşırı sağın iktidar ortağı olacağına ilişkin “korkuyu”, erken seçime gitme “cesareti” göstererek aşmaya çalışan Macron, seçimlerin Fransız seçmenler arasında hükümeti için güven yoklaması olmasını umuyor.

Öte yandan, 2022 genel seçimlerine ittifak kurarak girmesine rağmen 246 milletvekili çıkararak Meclisteki çoğunluğu yitiren Macron hükümeti, geçen yıl yürürlüğe giren tartışmalı emeklilik reformu ve hükümete karşı sunulan onlarca gensoru önergesiyle yıpranan iktidarını tazelemek istiyor.

Macron, ayrıca 2027 yılında yapılacak cumhurbaşkanı seçimlerine aşırı sağa karşı üst üste mağlup olmuş “kırılgan” bir iktidar yerine, aşırı sağa karşı birleşmiş ve kamuoyu desteğini ispatlamış iktidarla gitmek istiyor.

Ancak Macron’un bu hamlesi, aşırı sağa karşı merkez seçmenleri bir araya getirmek yerine, ülkede aşırı sağın iktidar ortağı olduğu hükümetin kurulmasıyla sonuçlanabilir.

30 Haziran ve 7 Temmuz’da yapılacak erken genel seçimlerin sonuçları ne olursa olsun istifa etmeyeceği mesajını veren Macron, ikinci kez seçildiği için Anayasa’ya göre 2027 seçimlerinde yeniden aday olamıyor.

Aşırı sağın planı merkez sağ ile ittifak

AP seçimlerindeki başarısının ardından RN, merkezdeki partilere Macron’a karşı ittifak yapma çağrısında bulundu. RN’nin bu çağrısına merkez sağda yer alan Cumhuriyetçiler Partisi (LR) Başkanı Eric Ciotti’den olumlu yanıt geldi.

“Kendimiz gibi kalacağımız bir ittifaka ihtiyacımız var.” diyen Ciotti, bu ittifaka “Yahudi karşıtı söylemlerde bulunan” solculardan ve “ülkeyi bugünkü haline sürükleyen” Macron yönetiminden ziyade Marine Le Pen’in partisi RN’nin uygun olacağını söyledi.

Parti içinden bazı isimler, Ciotti’nin ittifak açıklamalarına destek verirken Cumhuriyetçi senatörlerin çoğunluğu aşırı sağla birlik olmaktan yana değil.

Cumhurbaşkanı Macron da Cumhuriyetçilerin “RN ile ittifak kurarak General de Gaulle, Jacques Chirac ve Nicolas Sarkozy’nin mirasına sırtını döndüğünü” belirterek bu ittifakı eleştirdi.

Ülkedeki bir diğer aşırı sağcı parti Yeniden Fetih ise AP seçimlerinin galibi RN ile erken genel seçime giderken herhangi bir ittifak yapmayacağını duyurdu.

Aşırı sağa karşı sol partiler birlik oluşturuyor

Ülkedeki solcu ve çevreci partiler, aşırı sağa karşı seçimlerde ittifak yaparak ortak aday çıkarma kararı aldı.

Aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi, Fransa Komünist Partisi (PCF), Sosyalist Parti (PS) ve çevreci parti Yeşiller (EELV) “Halk Cephesi” adı altında ittifak kurdu. Solcular, Fransız aşırı sağına ve Macron yönetimine karşı güçlü bir alternatif oluşturmak istiyor.

Halk Cephesi, seçim bölgelerinde tek adaya destek verecek.

AP seçimlerinde ülkede 3. çıkan Sosyalist Parti yüzde 13,83, 4. sırada yer alan LFI yüzde 9,89, çevreci parti Yeşiller ise yüzde 5,5 oy aldı.

Anketler, aşırı sağın birinci çıkacağına işaret ediyor

AP seçimlerinin aksine iki turlu genel seçimlerin ilk turunda yüzde 12,5 ve üzeri oy alan adaylar, ikinci tura kalıyor. Bu turda en fazla oyu alan aday milletvekili seçiliyor.

Yaklaşık 49 milyon seçmenin bulunduğu ülkede 577 sandalyeli Ulusal Mecliste görev yapacak milletvekillerini belirlemek için seçimlerde çoğunluk olan 289 milletvekili ve fazlasını alan parti (veya ittifak) hükümeti kuracak.

“Toluna Harris Interactive” araştırma merkezi tarafından Fransız Challenges dergisi, M6 kanalı and RTL radyosu için yapılan genel seçim anketi, aşırı sağın bir önceki genel seçimlere kıyasla oy oranında ciddi artış yaşayacağını gösteriyor.

Anketlere göre Mecliste 88 sandalyesi bulunan RN’nin seçimlerde yüzde 34 gibi ciddi bir oy oranıyla bu sayıyı 235 ila 265’e çıkaracağını ancak yine de mutlak çoğunluk için gerekli 289 sandalyeye ulaşamayacağı tahmin ediliyor.

Öte yandan Mecliste 250 sandalyesi bulunan Macron ittifakının bir önceki genel seçimlere kıyasla yaklaşık 6 puan düşüşle yüzde 19 oy alacağı ve sandalye sayısının 125-155’e düşeceği öngörülüyor. Sol partilerin ise herhangi bir ittifak kurmadan seçime girmeleri halinde 115-145 sandalye elde edebileceği belirtiliyor.

“OpinionWay” araştırma şirketinin CNews, Europe 1 ve Le Journal du Dimanche için yaptığı ankete göre ise RN’nin yüzde 33, solcu NUPES ittifakının yüzde 23, Meclisteki Macron ittifakının yüzde 18 oy alacağı tahmin ediliyor.

Bunun yanı sıra anketlere göre, Fransızların yüzde 61’i Macron’un erken seçime gitme kararını onaylıyor.

Paris Olimpiyatları öncesi seçime gitmek “endişe verici”

Fransa’nın 26 Temmuz-11 Ağustos’ta ev sahipliği yapacağı Paris Olimpiyatları öncesinde Macron’un erken seçim kararı alması tedirginlik yarattı.

Ulaşımdan altyapıya farklı sektörlerde aylardır hazırlıkların sürdüğü olimpiyatlara halihazırda başkent ve çevresindeki barınma sorunu, Sen Nehri’nin kirliliği, metro hatlarındaki tahtakurusu istilası gölge düşürmüşken hükümetin böyle bir organizasyonun hemen öncesinde erken seçim kararı alması, endişeleri de beraberinde getirdi.

Parisliler, olası seçim senaryolarının yaratabileceği siyasi istikrarsızlığın olimpiyat başkentini olumsuz etkilemesinden korkuyor.

Ulaştırma Bakanı ve İçişleri Bakanı gibi olimpiyat organizasyonlarında önemli roller üstlenen isimlerin seçim sonuçlarına bağlı değişecek olması ya da olimpiyatlar sırasında bu koltukların boş kalma ihtimali, organizasyonun yönetimi anlamında korkuları artırıyor.

Ayrıca, başkentin olimpiyatlar nedeniyle milyonlarca turiste ev sahipliği yapacağı dönemde seçim sonuçlarının sokak eylemleri ve protestolar bağlamında toplumsal huzursuzluğa yol açabileceği de endişeler arasında.

Daha önce Paris’teki ulaşım hazırlıklarının olimpiyatlara yetişmeyeceğini duyurduğu için hükümetin tepkisini çeken Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, organizasyona etkisi bağlamında seçim kararının “ciddi endişe verici” olduğunu belirtiyor.

Olimpiyatlara yetişmeyen toplu taşıma hazırlıkları, evsizlerin Paris dışına itildiği barınma sorunu, arıtma çalışmalarının sonuç vermediği Sen Nehri kirliliği ve aylar sonra kontrol altına alınan toplu taşıtlarda tahta kurusu istilası, Fransa’nın olimpiyat imajını zedelemişti.

Aşırı sağ, son yıllarda yükselişte

Fransa’da 2017’deki Cumhurbaşkanı seçimlerinde yüzde 34 oy alan aşırı sağın adayı Marine Le Pen, Nisan 2022’deki cumhurbaşkanı seçimlerinde bu oranı yüzde 42’ye çıkarmış ve Fransa’nın denizaşırı topraklarının çoğunda Macron’a karşı üstünlük elde etmişti.

Haziran 2022’deki genel seçimlerde de Marine Le Pen’in kurduğu ve Jordan Bardella’ın liderlik ettiği RN, herhangi bir ittifaka dahil olmadan tarihinin en yüksek oyunu alarak Meclise 89 milletvekiliyle girmeyi başarmıştı.

En son 9 Haziran’da yapılan AP seçimlerinde aşırı sağcı RN yüzde 31,36 oyla açık farkla ilk sırayı alırken Macron’un partisi Rönesans yüzde 14,6 ile ikinci oldu.

Twitter
Visit Us
Follow Me
Instagram
E-posta
RSS

Benzer Haberler

Daha fazla haber oku